17 Ekim 2016 Pazartesi

Minimalizm ve sağlık

Merhabalar :) Peşimi bırakmayan grip nedeniyle bir süre yazı yazamadım. Bu havalar insanı çok fena hasta ediyor aman dikkat edin. Sahip olduğumuz en değerli şey sağlık, inkâr edilemez. Bende bu düşünceden yola çıkarak vücudumdaki yaptığım değişiklikleri paylaşmak istedim.

* Bir yıl öncesine kadar her film izlememde 2 3 cips tüketen, gazlı içeceklerle arası çok iyi olan biriydim. E tabi bu sürede kilolar aldı başını gitti. Sadeliği planlamaya başladıktan sonra kendime bi orda dur bakalım dedim. Nereye kadar işlenmiş gıdalar, nereye kadar plastik atığı. Kendini düşünmüyorsan bile çevreyi düşün, gelecek nesillere plastik dolu bir dünya bırakmak istemeyiz. O günden sonra kendime hedef koydum, bu süreç hemen bir anda kesilmemeli hayatımı bir anda değiştiremem ama yavaş yavaş ilerlerseniz kalıcı sonuçlara ulaşırsınız. İlk önce ayda bir aldım, sonra iki ayda bir ve şu an abur cubur tüketmiyorum. Ve vücudumdaki değişim beni en çok şaşırtan şey oldu. Artık daha fazla uykuya ihtiyacım yok, paramı abur cuburla yatırmıyorum ve aklımda kilo verme düşüncesi yokken bu kararım sayesinde 8 kilomdan kurtuldum, sonuçlar harika :)



* Beslenmeden sonra bir diğer önemli husus; egzersiz. Öyle ağır egzersizlere, spor salonuna gitmeye de gerek yok. Şahsen ben günlük 30 dakika egzersiz ve 30 dakika yürüyüş yapıyorum, haftada bir kere bir saat yüzmeye gidiyorum. Bir süre sonra acaba bugün yapmasam mı diyemiyorsunuz, içiniz rahat etmiyor uyku gibi bir ihtiyaç oluyor vücut istiyor. Youtube’da çok fazla spor videoları var, ben kendime göre 3 tane seçtim dönüşümlü olarak uyguluyorum. Günde 1 saatinizi sağlığınıza ayırmanın faydasını sizlerde göreceksiniz :)


* Son olarak su tüketimimde ki değişimden bahsedeceğim. Önceden günde bir litre su tüketimi yetiyordu. Çay, kahve tüketiyorum onlarda sıvı diye bir düşünce vardı tabi o zamanlar. Ama su ve kahvenin bir olduğunu düşünmek ne kadar doğru diye sordum kendime. Özellikle bir sağlıkçı olarak, insanlara bol bol su tüketmesini anlatıyorum ama kendime gelince iş farklı oluyor niyeyse. Bir süre gerçekten çok zorlandım içemiyorum suyu çünkü zorluyorum kendimi. İçine nane limon koyuyorum tadı güzelleşsin diye. Ortalama 1 ay sonra günde 2 litre su tüketmeye başladım. Suyun fizyolojik faydasından ziyade psikolojik yönü olduğunu fark ettim. Su içmek beni mutlu etmeye başladı. Gerçekten hayata daha güzel bakmamı sağladı. Üzerimdeki yorgunluğu bitkinliği su ile atabiliyormuşum meğer.



Sade ve sağlıklı günler dilerim :) 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder