17 Kasım 2016 Perşembe

Reklamlar ve Minimalizm

Bana göre hayatımızda en tehlikeli şeylerden biri bu kadar çok reklama maruz kalmamız. Sınırlı zamanımız, sınırlı alanımız var. Öyleyse neden sürekli bir yerleri doldurma peşinde koşuyoruz? Veya neden “giyecek bir şeyim yok” gibi saçma cümleler kuruyoruz?

Minimalizmin ana teması kendine neye ihtiyacım var diye sorabilmektir. Alacağım şeye gerçekten ihtiyacım var mı yoksa bir anlık heves diye mi alıyorum. Minimalizm bize durmayı, düşünerek hareket etmeyi sağlar.

Tabi reklamlar da bu durumun tam tersi bir olaydır. Sürekli al al, indirim, sezon başı, sezon sonu gibi kelimeleri hemen her yerde görebilmekteyiz. Bizi düşünmeden hareket etmeye zorlar adeta.


Sadece satın almayla ilgili değil bu durum. Kendimden örnek verecek olursam en basitinden bir telefon uygulamasını indirmem. Vaat ettikleri notlarımı daha düzenli hale getirmek, günümün daha da verimli geçmesini sağlamak. Bu uygulamaya notlarımın resimlerini tek tek çekerek başladım ve bir günümü yedi bu resim işi. Bir anlığına zamanımın sınırlı olduğunu unuttum. Ve uygulamaya dönüp bakmadım bile daha sonra. İşte bu yüzden bu kadar çok reklama maruz kalmak beni rahatsız ediyor.

Tabi ki reklamları veya reklam şirketlerini suçlamıyorum. Herkes işini yapıyor. Suçladığım tek şey ortada dönen bir oyunun olması. Kendi çapımda bu oyuna başkaldırı uyguluyorum. Olabildiğince reklamlara maruz kalmaktan uzaklaşıyorum. Vaat ettiklerine ya da kış sezonun gelmesiyle vitrindeki yeni ürünlerden uzaklaşıyorum.



İlk olarak çeşitli markaların telefona mesaj göndermelerini iptal ettirdim.

İhtiyacım olduğu zaman alışveriş merkezine gidiyorum, gittiğim de ise sadece kahvemi içer çıkarım.

Ve tabi ki de evde kendi yemeğimi kendim yapıyorum. Küçük bir adım gibi gelebilir ama hayatınız da çok şeyi değiştirecektir.

Sade günler geçirmeniz dileğiyle :)



9 Kasım 2016 Çarşamba

Sadeleşen 5 Madde


Merhabalar :) Yirmili yaşlarımın ilk yarısında olmam yani hayata karşı tecrübemin az olduğunu fark ettiğim dönemdeyim bu sıralar. İşler bazen planlandığı gibi gitmiyormuş. Bu durum bende biraz motivasyon kaybı yaşatsa da küçük bir cümle kendime getirdi neyse ki.

“Motivasyon konusundaki en önemli şey, hedef belirlemektir. Daima bir hedefin olmalıdır. ” Francie Larrieu Smith

Bu sözden yola çıkarak kendim için belirlediğim ilk 5 minimalist maddeyi paylaşacağım.

       1-    Sahip olduğum eşyalar: Ne kadar az eşyaya sahip olursam kendimi o kadar özgür hissettiğimin farkına vardım. Kendime ve çevreye olan sorumluluğum daha az olduğunu fark ettim. Karmaşıklık bize mutsuzluktan başka bir şey getirmeyecektir.



     2-  Zaman kullanımı: Birinci madde ile paralel yürütmekte olduğum madde. Özgürlüğüm arttıkça zamanı daha planlı kullanmaya başlıyorum. Örnek olarak hafta sonları temizliği verebilirim. Sade yaşama başlamadan önce kocaman bir yığın ütü, toz alma (özellikle kitaplığım tam bir işkenceydi) yüzünden koca cumartesi günüm gidiyordu. Şimdi ise sahip olduğum kapsül gardırop ve e-kitap okuyucum ile cumartesi günümü kendime ve sevdiklerime ayırabiliyorum.

      3-   Negatif duygular: Aslında her şeyin zihinde bittiğini sonradan anlayanlardanım. Zorluklar karşısında kolay kolay pes etmemeliyiz, savaşmalıyız. Sadece zorluklardan bahsetmekte yanlış olacak. Kıskançlık, kibir, öfke bütün bu negatif duyguların başı da biziz sonu da. Olabildiğince bu duyguların yerini pozitif duygulara bırakmayı hedefliyorum.

      4-   Hedefler: Hayatta her şeye yetişmek istiyoruz veya bütün konularda mükemmel olmak. Böyle düşündüğüm zamanlarda gerçekten çok yıpranmıştım yani neye yetişeceğimi şaşırmıştım. Bunun yerine kendime yıllık 3 hedef belirledim. Sayıyı aza düşürünce hem motivasyonum arttı hem de yaptığım işi daha zevkli hale getirdim.



      5-  Kelimeler: İletişim sırasında boğucu bir kelime yığınından kaçınmak ve dedikodudan uzak durmak.


Sade günler dilerim.

2 Kasım 2016 Çarşamba

Evde Krem Yapımı

Merhabalar :) Bugün neredeyse 3 aydır kullandığım krem tarifimi paylaşacağım. İşe ilk olarak satın aldığım kremleri ve yağları çöpe atmakla başladım. Büyük bir kısmının son kullanma tarihi geçmesine rağmen kullanıyordum. Ayrıca kremin içerisindeki petrol türevi maddelerin bulunması da işin sağlık boyutunu ortaya çıkartıyor. Vücudumu nemlendirirken diğer yandan sağlığıma zarar veriyordum aslında. Bir süre araştırdıktan sonra en doğal krem tarifini buldum.

Malzemeler:
·         Bir çorba kaşığı Hindistan cevizi yağı
·         Bir çorba kaşığı shea yağı
·         Bir çorba kaşığı kakao yağı
·         Bir çorba kaşığı badem yağı
·         5-10 damla lavanta suyu (isteğe bağlı)



Yapılışı:
Hindistan cevizi yağı, shea yağı, kakao yağı, badem yağı benmari usulü eritilir.    
Lavanta suyu eklenir.
1 saat buzdolabında bekletilir.
Donduktan sonra 5-10 dakika mikserle krem kıvamına gelene kadar çırpılır.
Kreminiz hazır.



Not: Kreminizin çok yoğun olmasını istemiyorsanız kakao yağını azaltabilirsiniz.
Hindistan cevizi yağı oda sıcaklığında sıvı halde bulunduğun için kreminizi buzdolabında muhafaza etmenizi öneririm. Eğer kreminiz sürülemeyecek kadar donmuş ise sıcak suyun altında bir dakika bekletin.


Sade günler dilerim :)