22 Ocak 2017 Pazar

Fazlalıklardan Nasıl Kurtuldum?

Maddiyatçı anlayışın mutsuzluktan başka bir şey getirmediğini anladığımdan günden beri çevremdeki fazlalıkları güzel bir yolla eksiltmeye başladım. Eksildikçe rahatladım, kendimi keşfettim. Sürekli bir şeyler satın almak ya da kendimi eksik gibi hissetmenin 
cezasını çektim galiba artık.




Not defterine sahipken ısrarla biraz daha almanın ya da renkli kalemlerim varken sürekli kırtasiyeye gidip maymun iştahla satın almanın hesabını ödeyemeyecekmiş gibi geliyordu ilk başlarda. Eşyalar arasında kayboluyoruz, çevremizde bir kalemi zor bulan insanlarla paylaşmak yerine daha çok almaya yöneliyoruz.


Bu sadeleşme yolunda bana en büyük ders paylaşmak oldu. Fazlalıklarımdan ilk olarak paylaşarak kurtuldum. Eksilmedim daha da arttım sanki. Paylaştığım eşyalar bana ait değildi, gerçek sahiplerine kavuştular sonunda. İnsan 1 not defteri ve 1 siyah kalemle de istediği motivasyonu bulabiliyormuş. Bin bir çeşit kaleme, renkli defterlere ihtiyaç yokmuş.





Paylaşamadığım eşyaları ise uygulama yolu ile sattım. Gardırops uygulamasında halen satılık eşyalarım var. Çalışma sistemi ve güvenilirliği sayesinde eşyaları birçok kişinin eline ulaştı. Ben de vakumlu torba içindeki etiketli ürünlerden kurtulmuş oldum. (Sahibinden, modacruz gibi çeşitli uygulamalar da bulunmaktadır)


Son olarak belki de işin en önemli noktası ihtiyacım olmayan yeni eşyalar satın almadım, almayacağım. Mağazalarda beğendiğim eşyalar tabii oluyor ama her zaman kendi kendime tekrarladığım şey "ihtiyacım yok." Bana anlık mutluluk veren maddiyatçı düşünceyi bir kenara bırakıp satın alma döngüsünden uzaklaşmaya çalışıyorum.





Hayatım boyuncada bu döngüden uzak durmaya çalışacağım.


Sade günler dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder