28 Ocak 2017 Cumartesi

Minimalizm ve Beslenme

Merhabalar !! Tamda cumartesi kahvaltısının üzerine böyle bir paylaşım iyi olur diye düşündüm. Çoğu kişide yaşanan bir sorun belki de düşünmeden yemek. Sanki yemek kaçacakmış gibi, durup bir nefes almadan, hızlıca tüketmek hem vücuda, hem de ruha yapılan yanlışlardan biri bence.

Vücudumuza fazla kalori yüklüyoruz bir yerden sonra dayanamıyor hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor.

Ruhumuza da açgözlülüğü alıştırıp, “tamam bu kadar yeter” cümlesini aşılayamayıp, az şeyle yetinmeyi öğrenemiyoruz.

Ruhen ve bedenen yaşayan bir varlık olarak yemek gibi yaşamsal aktiviteyi akıllıca gerçekleştirmeliyiz bence.



Öncesinde çokta akıllıca beslendiğim söylenemez. Özellikle dışarıdan yeme alışkanlığım vardı. Sınav haftasında abur cubur türü şeyler, film izlerken ya da sırf canım sıkıldı diye karnımın tok olmasına rağmen gözüm doymadığı için yediğim yiyecekler.


İnanın çok pişmanım. Kaşık kaşık yediğim nutellalar, tepsi tepsi aldığım hamburgerler için çok pişmanım. Besin değeri sıfır olan şeyleri yediğim için çok pişmanım.


Neyse ki toparladım. Zor da olsa, canımın çok çektiği anlar olsa da toparladım. Kilit nokta kendine sahip çıkmak hep bunu tekrarlıyorum, biliyorum ama olay bu. İnsan istedikten sonra her şeyi başarır. İsteyip, o gücü bulduktan sonra kimse sizi tutamaz.

Uyguladığım adımlar yine çok basit, hemen hemen herkesin yaptığı şeyler.

İlk olarak dışarıdan yeme olayını kaldırdım. Sadece arkadaşlarla ayda bir kere ev dışında buluştuğumuzda joker hakkımı kullanıyorum. Dışarıda uzun süre kaldığım zamanlarda kendi yemeğimi yapıp çantama koyuyorum. Şu sıralar kavanozda yemek olayını incelemeye başladım. Yapanlar varsa benimle paylaşmayı unutmayın. Haftaya derslerim başlıyor alternatif olarak yapmayı düşünüyorum. Yemek resmi paylaşmayı sevmiyorum ama kavanoz konusunda biraz torpil geçeceğim büyük ihtimal.

Sadeliği midemde uygulamaya başladım bir de. Az yiyorum yani olay bu az yemek. Porsiyonlarımı küçülttüm. Yemek yerken 1 dakikalık mola veriyorum, derin nefes alıyorum. 1 dakika mola diye geçmeyin faydasını çok gördüm. Beynim sinyalleri almaya başladı molalarda.

Televizyonsuz yemek yemeye başladım. Önceden kahvaltı olsun akşam yemeği olsun fark etmez ya dizi ya video elbet bir şey açar izleyerek yerdim. Yani aklımı kapatır ekranı açardım. Halbuki tam tersini yapmak lazımmış.

Bol bol su içmeye başladım. Bizim ailede genetik midir nedir suyu sevmiyoruz. Şu an yeni yeni 2 litre su içmeye başladım ama şimdide bırakamıyorum. Suyun cilt üzerinde, baş ağrıları üzerinde (sürekli bir baş ağrısı çekerdim az su tükettiğim zamanlarda), psikoloji üzerinde (tok olmama rağmen acıkmış gibi hissetmem, arada sırada sinirlenme) süper etkisi varmış. Neyse geç olsun güç olmasın.

İçecekten bahsetmişken bir de kola, meyve suyu gibi ürünleri sıfıra indirdim. İçlerinde şekerden başka bir şey yok. Şekerin kanser hücrelerini beslediği de kanıtlanmış bir bilgi artık. Bunu bile bile içmek kendini zehirlemek gibi bir şey diye düşündüm ve vazgeçemem dediğim koladan da böylece vazgeçtim. Üzgünüm canım.


Benim beslenmem üzerinde sadeleşmem bunlardan ibaret. Zor oldu ilk başlarda dediğim gibi, çünkü bir davranışı özellikle de günde 3 kere tekrarladığım bir davranışı değiştirmek zor bir dönemdi. Ama oldu mu oldu :)


Sizin de uyguladığınız yöntemler, değiştirdiğiniz alışkanlıklar varsa yorum yazmayı unutmayın.

Sade günler dilerim.
Sevgiler.

2 yorum:

  1. 5-6 kilo aldım. Sanırım sıkıntıdan üzüntüden neşeden herşeyden sebep yiyorum. İŞtahım çok açık. Biraz şekerim düşük ondan da tetikleniyor sanırım.. Sürekli tamam yemiycem deyip tekrar yediğimde moralism bozuluyor :( sabır ve inat şart bu konuda...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle sabır, uzak durmak şart yoksa olmuyor dediğiniz gibi. İştahım çok açık dediniz ya, değelerinize de baktırın istersiniz.

      Sil