16 Şubat 2017 Perşembe

Benim Hikayem

Merhabalar :)

Bugün farklı bir konu üzerinden konuşmak istiyorum. Kendi minimalizm hikayem hakkında yazı yazmak istedim. Blog açalı 6 ay oldu sanırım. Bir çok harika insanla tanıştım, yeni şeyler öğrendim, sesimi duyurdum ve hedeflediğim noktaya geldim. Aslında böyle bir yazı yazmayı ilk başta düşünmüyordum. Ama fikirler değişebiliyor.

Minimalizm hikayem en baştan başlıyor. Yani ennn baştan ailemden başlıyor benim hikayem.

Ailem doğaya aşık, zorunlu harcamalardan kaçınan, kendini yenilemeye adayan mükemmel insanlar. Annem bir şey almak istese (bu çok küçük bir şeyde olabilir) bekler, düşünür, araştırır öyle alır. Annemin bu özelliğini almam sade yaşama başlamamda işimi kolaylaştırdı. Ondan gördüğüm liste olayı sayesinde hayatım kurtuldu.

Babam ise beton yığınlarından kurtulup bir an önce toprağına ulaşmayı bekleyen (bu yüzden hafta içini çok zor atlatan) bir kişi. Elinde olsa bırakıp gidecek bu şehri  ama elinde değil ne yapsın :)



Kız kardeşime ve bana minimalizm yaşamını küçüklükten aşıladılar. Ama maalesef ki çoğu kişide büyük değişiklikler oluşturan ergenlik dönemi beni de vurdu. Hiç gerek yokken yani ihtiyacım yokken aldığım onca eşya (kozmetik, giyim gibi), zamanımı sosyal medyada fazla geçirmem ve yanlış arkadaşlıklar sayesinde hayat çizgim çok farklı yöne doğru gitmeye başladı.

Ailem çok uyardı. Yüzüme uyguladığım fondötenler, sıktığım deodorantlar ve daha nicesi. Hem kendim için hem de doğa için ne kadar çok kötülük yaptığımın farkında değildim. Yani bir insan 17-18 yaşlarında neden yüzüne o iğrenç malzemeyi sürmeye ihtiyaç duysun.
Onlar da anlam veremedikleri için bir süre sonra akışına bıraktılar. Bu esnada yanlış arkadaşlıklar nedeniyle hem derslerim de düşüklük yaşadım hem de kaliteli zaman geçirmede. Üniversitenin ilk yıllarındaydı sanırım. Evet yeni tanışmıştım o zaman. Bendeki değişikliği hem ailem hem de erkek arkadaşım fark etmişti. İki tarafta uyardı bu sen değilsin diye ama ben direndim. 

Direnmeseymişim..


Hayatımda çoğu şeyi aksatıp yardıma koştuğum insanlardan en büyük kazığı yedim. Ve arkadaşlıklar konusunda akıllandım işte. Yaşamam gerekiyormuş yaşadım. O zamanlar çok üzüldüm tabii ama şimdi iyiki diyorum. 

Daha sonra üniversite 3. sınıfın ortasında "ne oluyor ya" dedim. Etrafımdaki eşyalardan, kafamdaki düşünceler ve yüzümdeki makyajdan nefes alamıyordum. Bu ben değildim. Olmak istediğim kişi değildim. Hepsinden kurtulmak istiyordum. Sanırım ben sade hayata yediğim kazıktan sonra başlamışım bunu fark ettim şu an. O kişilere teşekkürlerimi sunuyorum buradan :)

Daralmıştım, sıkılmıştım, kendimi kitapçıda buldum.Benim en yakın arkadaşlarım var zaten dedim. Kitaplar benim dostlarım. Beni anlayan ve dinlendiren en yakın arkadaşlarım. Gezmeye başladım kitapçıda. Kişisel gelişime takmıştım o zamanlar ve Marie Kondo'nun  kitabı ile karşılaştım. Sonrasında olanlar oldu ve şimdi buradayım. Ait olduğum hayatı yaşıyorum. Harcamıyorum tam tersi üretmeye, elimde olanı korumaya çalışıyorum. 

Bir kapı kapanır başka bir kapı açılırmış. Pes etmeyin kesinlikle. Ayağa kalkın. Değişmeye değiştirmeye çalışın. Ben kendimi değiştirmeye çalıştım ve oldu. Kendimi geliştirdim çevremi değiştirdim. Hepsi minimalizm felsefesi ile oluştu. Yeni arkadaşlar edindim, eğitimimi bir üst kademeye çıkardım önemli projeler peşinde koşuyorum şimdi. 


Henüz 23 yaşındayım. Daha önümde çok engeller olacak biliyorum. Ama güzel kararlar ile geçilmeyecek engel yok benim için.

Hikayemi dinlediğiniz için teşekkür ederim :) 
Sizin de anlatmak istediğiniz kilit noktalarınız varsa paylaşmayı unutmayın.
Sevgiler, kendinize çok iyi bakın :)




2 yorum:

  1. ne güzel bir farkındalık yaşamışsın. ben de çabalıyorum ama nedense hayatın tüm alanına uygulamak zor. hala yeni bir şeyler alınca oluşan mutluluk duygusunun yerini dolduracak bir şey bulamadım. deli gibi alışveriş yapan biri değilim ama bilemiyorum. ayrıca blogun çok güzel. kendimi sürekli burada buluyorum. sadeleşme ile ilgili düşünmeye bende marie kondo'nun kitabıyla başlamıştım. umarım hayatıma da geçirebilirim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor gerçekten her alana uygulamak. Elimizde olmadan mutlu olabiliyoruz. Zaman alıyor yeni davranışlar edinmek. En azından deli gibi kavramından uzaksın öyle düşün. Sen böyle düşünmeye devam et gerisi geliyor :) Çok teşekkür ederim yorumun için :) Kendini burada bulup, mutlu hissediyorsan bence değişmeye başlamışsın bile. Kendini alışveriş sitelerinde de bulabilirdin. Marie Kondo bu konuda ana kaynak gibi bence. Umarım en yakın zamanda hayatına geçirebilirsin düşündüklerini.
      Sevgiler :)

      Sil