29 Mart 2017 Çarşamba

Yavaş Yaşam Değerlendirmesi

Merhabalar !

Bir önceki yazımda yavaş yaşam değerlendirmesi yapacağımdan bahsetmiştim. Daha somut bilgiler paylaşmak istediğim için bütün bir hafta kronometre ile dolaştım, değiştirmek istediklerimi not aldım. 




Kronometrenin aşırı faydasını gördüm. Normalde ders çalışırken zaten bir zamanlayıcı kullanıyorum ama mesela uzun aralarda veya boş zamanlarda erteleme olayına dur diyor resmen. Teşvik edici bir yanı var yani. 

Notlarımdan örnek verecek olursam; çok fazla yabancı dizi izlerim. Çok severim ve İngilizcemi ciddi şekilde etkilediğinin farkına vardım geçen dönem YDS'de. Friends izliyim dedim rastgele bir bölüm açıyorum izledim, günlük süremi doldurdum yani. İçimden bir ses dürtüklüyor "hadi 1 bölüm daha, ne olacak 20 dakika zaten biter hemen sonra başlarsın yapacaklarına" diğer yandan kronometre akıp gidiyor. İşte orada tamam yeter yani abartma yapacaklarına dön takvimde tik atman gereken görevler var diyor ve beni teşvik ediyor. Diyeceğim erteleme sorununuz varsa kronometre kullanmak fayda sağlayacaktır.




Diğer bir önemli nokta mükemmeliyetçilik, herşeye yetişmeye çalışıp kendini unutma. Aslında bu bölüm daha çok yavaş yaşama giriyor. Yine gözlemlediklerimden anlatacağım. Bu sıralar zaten inanılmaz bir yorgunluk yaşıyorum, kongreye yetişmesi gereken 2 çalışmam yarıda duruyor, birçok sununun teslim tarihi yaklaşmış, çevremdeki kişilere vakit ayırmam lazım derken işte orada bir dur.

Ciddi ciddi durdum yani masanın başında hiç hareket etmiyorum. Gözüm bir yandan takvimde ne zamana yetişecek, hangi işi yapsam hepsi acil sonuçta. Ve o an çektim kapıyı kendimi dışarı attım. Bazen çekip çıkmak gerekiyor.




Temiz hava almak, düşünmemek gerekiyor. Ne kadar yürüdüm bilmiyorum, kronometreyi evde unutmuşum :D

İşte yavaş yaşam bu. Herşeyden önce kendini düşünmek. Kendi fiziksel ve mental sağlığını düşünmek en önemli olan. Yapacakların için, hayatta olduğun, sağlıklı olduğun için defalarca şükretmek.

"Fazlalıklardan, seni üzen şeylerden uzaklaş, nefes al ve odaklan."

Yavaş yaşamın önemini işte o zaman fark ettim.

Çoğu önemli şeyi erteleyip, zaman kaybı yaşatan durumlarda vakit geçirmek, önemli işleri son anda bir aceleyle yetiştirmeye çalışmak sanırım asla istemeyeceğim birşey. Aslında herşey bizim elimizde. Ne yapacağımıza karar vermek ve gerçekleştirmek lazım. 

Hayatın her anını anlamlı yaşamak gerek.

Kendinize çok iyi bakın.

Sevgiler :)


26 Mart 2017 Pazar

Cumartesi Önerisi

Merhabalar

Sıfır atık ile ilgili belgesellerim bekliyordu kenarda, şimdi onlara başladım. Sıfır atıkla çok az belgesel var maalesef.


 Dün izlediğim aslında birkaç belgeselden oluşuyor. Genellikle okul ödevi olarak verilen, izlenmesi kolay ve eğlenceli bir belgesel dizisi. 


Story Of Stuff olanını izledim sadece. Ayrıca;


The Story of Cap & Trade

The Story of Cosmetics
The Story of Bottled Water  gibi kısa belgeselleride bulunmaktadır.




Belgeselin;

Adı: No The Story Of Stuff

Süresi: 21 dk

Yönetmen: Louis Fox

IMDb Puanı: 6,6/10

Adından da anlaşıldığı gibi kullandığımız eşyaların geçirdiği aşamaları, maliyetlerini, doğaya karşı zararlarını anlatmaktadır. Eşya kullanımda ise dünyada tamamen bir eşitsizlik hakim. Belgeselde bahsedilen eşyaların daha fazla yapılmasını destekleyen ülkeler ve bu eşyaları zor şartlar altında üretip kullanamayanların eşitsizliği çok fazla.

Alıyoruz evet ama işin bir de atık boyutu var. 

Aslında o kadar çok zarar oluşuyor ki ama bazen görmek istemiyorsun bunları.

Tüketim olayına çok fala maruz kalıyoruz. Burada iş bizlere düşüyor.

Sevgiler :)



23 Mart 2017 Perşembe

Yavaş Yaşam

Geçen hafta birkaç hedef koymuştum kendime yavaş yaşam hakkında.

Aslında yavaş yaşamı en son yapacak kişilerden biriydim. Yavaş yaşam dediğimi de yanış anlamayın . Keyifli bir yaşam yani. Herhangi bir şeyi satın almak için fazladan çalışma ya da arkadaşlarla buluşup  "şunu yapalım, şuraya gidelim" gibi cümlelere "hadi kırmıyım", "hayır cevabı vermiyim bari" diye cevap verme olayı benim anlatmak istediğim. 



Önceden mesela hem okulu dört dörtlük yürüteyim, hem de sosyal hayatı hiç kaçırmayayım.
Arkadaşlarıma olumsuz yanıt vermeyip "tamam, olur" gibi istemeyerekten kelimeler kullanayım.

Peki ya sonuç? 

Yorgunluk,hayata karşı bir bıkkınlık.
Çabuk sinirlenme.
Küçük detayları fark edemeyip, mutluluğu kaçırma.

Olay yine dönüp dolaşıp sadeleşmeye gelmiyor mu?

Yavaş yaşamayı hiçbir zaman ağır ağır hareket etme, kolaya kaçma gibi görmeyin. Stresten, kaygıdan, sevinç dolu bir yaşam olarak görün.



Test ettim, onayladım. Her iki yaşam biçimini tattım. Ve mükemmeliyetçiliği bir kenara bıraktım.
Hayatta her zaman herşeye yetişilemediğini, herşeyin dört dörtlük olması gerekmediğini kavradım nihayet. Böyle devam etseydim işin sonunda tükenmişliğe uğruyacağımı biliyordum.

Yukarda bahsettim ya işler hep sadeleşmeye geliyor diye hah işte kilit nokta bu.

İlk olarak zamanlayıcı tutun. Telefonunuzdaki kronometre veya sayaç olabilir.

Bir günde neye ne kadar zaman harcıyorsunuz onu belirleyin. Sonra fazlalıkları fark edeceksiniz. Onları yavaş yavaş sadeleştirin. Öyle hızlı ve motomot olmasın. Ani değişiklikler fazla güzel değildir. Uygulanması zor ve çabuk pes ettirirler.

Bu aşamada kalem kağıt kullanmak işe yarayabilir. Görmek daha motive eder. Bunu bir hafta uygulamaya çalışın, değerlendirmeyi bir sonraki yazıda yapalım.



Bir hafta sonra bende kronometremi tutup not alarak yaptığım değerlendirmeyi sizlerler paylaşacağım.

Sizin yavaş yaşam hakkında görüşleriniz, yaptığınız uygulamalar veya değiştirdiğiniz alışkanlıklar varsa benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiler.
Mutlu günler :)






19 Mart 2017 Pazar

Cumartesi Önerisi

İyi pazarlar.

Bugün için herhangi bir planınız yoksa evde oturup birşeyler izlemek istiyorsanız bence bu belgeseli kaçırmayın !


Belgeselin;

Adı: No Impact Man

Süresi: 93 dk

Yönetmen: Laura Gabbert ve Justin Schein

IMDb Puanı: 6,7/10

Çok tatlı bir ailenin küresel ısınmaya karşı açtıkları savaş diye özetleyebilirim belgeseli. Sıfır atık konusunu, satın almamayı 1 yıllığına uygulamaya karar veriyorlar.

Örneğin çocukları için bebek bezi almak yerine yıkanabilir organik bezleri kullanıyorlar.

Sebze ve meyvelerini kendileri yetiştiriyor. 

Yani hepimizin yapmaya çalıştığı küçük değişiklikleri bu aile 1 yıl boyunca yapıyor ve 1 yılın sonunda yeni alışkanlıklar kazanmış oluyorlar.

Belgeselde kafama takılan tek yer elektriğin kullanılmaması oldu. Isınma ve benzeri şeyleri ilkel yollarla yapmaya çalışıyorlar ama ben o kadar derine inemiyorum. Sonuçta elektrik için güneş enerjisi kullanma gibi alternatif alanlar var. Ya da elektrik kullanımını "en az" seviyeye düşürmek bana daha makul geliyor.

Sıfır atık konusundaki görüşlerini ve ulaşım araçlarının kullanımı hakkındaki bölümleri çok beğendim. Plastik ürünlerden kurtulduğu sahnede kendimi gördüm hatta.

 İlham sağlıyacağından eminim ve izlemenizi tavsiye ederim :)

Sade günler dilerim :)







16 Mart 2017 Perşembe

Yavaş Yaşama Hedeflerim

Selamlar.

Bahar kapıda kışın ağırlığını üzerimizden atmak lazım. 


Sadeleşmeyi yaşamımızın her alanında uyguladığımız gibi kendimizi de unutmayalım.


Nasıl ev/iş/arkadaş için küçük hedefler varsa kendimiz için de uygulamamız gerektiğini düşünüyorum.


Bedenimiz çok yoruluyor. Farkında olmuyorum ama günün sonunda "ne gündü ya" demeden kendimi alamıyorum, artan omuz ve baş ağrıları da işin yan etkisi tabi.



Herşeye yetişmek mümkün değil. Herşeyi mükemmel yapmaya çalışmakta mümkün değil bence. İnsan kendini hasta hisseder bir süreden sonra. Yavaş ve anlamlı yaşamak lazım.


Bu konu hakkında çok düşünüyorum bu aralar. Fazla yavaş yaşadığım söylenemez ama küçük hedeflerle gerçekleştirmek istiyorum bunu.




Uygun Bir Zamanda Yatağa Geç


Çoğu zaman geç yatıyorum, erken kalkıyorum. Fazla uyku alamama problemim yok ama ileride bu alışkanlığın benim sağlığımı nasıl etkileyeceğini bilemiyorum. O yüzden vücudun uykuya ihtiyaç duyduğu zamanlarda bu ihtiyacı karşılamak en iyisi. 


Eşyaları Ayıkla


Uzun zamandır ertelediğin evdeki fazlalıklardan kurtulma operasyonuna başla bence. Tam da bahar gelmeden. Temizlik yaparken seni yoran objeler, sürekli karşına çıkan ama ne yapacağını bilmediğin eşyalar varsa veda etme zamanı gelmiştir. Boş günün varsa veya oda oda ayıklama işini yapmayı unutma.


Öğle veya Akşam Yemeğinden Sonra Yürüyüş

Akşamları yapamıyorum ama öğlen yemekten sonra 15-20 dakika arasındaki yürüyüş hem yediklerimi sindirmek için güzel bir aktivite hem beyni tazelemeye yetecek kadar temiz hava alınması gerektiğini düşünüyorum. Tabi bazen temiz hava sahası bulamamak insanı arı bir üzüyor.

Kendini İzle

Hedefleri ayarlıyoruz güzel ama asıl önemli olan bunları gerçekleştirebilmek. O yüzden kendinize ait ajandanızda veya yapılacak listenizde her güne işaret atarak hem kendinizi izleyebilir hem de motivasyonunuzu arttırabilirsiniz. Teknolojiden yararlanmak isteyenler için Momentum uygulamasını önerebilirim. Kendim için yapılacaklar, alışkanlık izleyicisi şablonu oluşturmaya başladım tamamlandığında blogda paylaşacağım.




Yavaş yaşama konusunu bir sonraki yazımda devam edeceğim. Sizin de uyguladığınız teknikler, hedefler veya yavaş yaşa konusunda bilgiler varsa benimler paylaşmayı unutmayın.

Yorumlarınızı bekliyorum!

Sevgiler :)

9 Mart 2017 Perşembe

Sabah İnsanı

Yeni bir döneme alıştım ve döndüm :) Herkese selamlar !!!

İlk başta çok yoğun gibi gelsede 12 günde alıştım yeni dönemime. Bu yoğunluk blog yazılarımı da etkileyecek. Önceliklerimde değişiklik yaptığım için perşembe ve cumartesi günleri blog yazmaya karar verdim.


Alışmamı en çokta sabah erken kalkmalara borçluyum.

Ben çocukken çizgi film izlemek için sabahın köründe kalkanlardandım. Erken uyanmanın daima bir verimlilik etkisi var üzerimde, o yüzden fazla zorlanmıyorum, sadece uyguladığım birkaç basma kalıp olayları sizinle paylaşmak istiyorum.

1- Vücudunu dinle: Çoğu kişi erkenden kalkmayı ister ama başaramaz. Nedeni bedenini zorlamasıdır bence. Her bünye farklıdır. Her kişinin uyku ihtiyacı, uykuyu algılaması farklıdır.Bazı insanlar uyku fazla önemsemezken, bazıları için günün en güzel saatleridir. İlk olarak uykunun bedenimiz için yerini belirlemek gerekmektedir. Mesela okul/işin var diyelim haftaiçi  6.30'da kalkıyorsun. 5 gün böyle devam etti. Cumartesi pazar düzenini bozarsan, erken kalkmak senin için biraz zorlaşır. Pazartesileri kabusa döner diyebiliriz. İş veya okula göre uyuma. Vücudunun istediği zamana göre uyu. Çoğu yerde en az 8 saat yazar, bazıları 6-7 saat arası der. Ben aslında pek bunları takmıyorum. 

Bir ay boyunca kendi uykumu gözlemledim. Bunun için Sleep Cycle uygulamasını kullandım. Ve tam olarak 6 saat 15 dakika uyumanın bana yettiğini farkettim. Fazla uyuduğumda 8 saat gibi o gün sanki daha sersem oluyorum. REM uykumu bölerek uyandığım için tam bir döngüyü tamamlayamıyorum. O yüzden sizin de kendi vücudunuzu dinleyerek ihtiyaç duyduğu saati algılayabilirsiniz. 



2- Kahve/Mavi Işık/Stres: Yatağa gelmemesi gereken 3 şey. Uykunun düşmanları da denilebilir. 

Gece yatmadan önce telefona bakmak, sabah kalkar kalkmaz telefona sarılmak alışkanlığı sanırım artık bir kenara bırakmalıyız. Gün içerisinde sağlığımız için zararlı olduğu halde yeterince radyasyona maruz kalıp bunu yatakta da sürdürmek görünmeyen ama ileride ortaya çıkabilecek tehlikelere zemin hazırlıyor. 

Kahve ise uyku kalitesini düşürmektedir. Kahve yerine bitki çayları ya da su tüketmek daha kaliteli yaşam sağlayacaktır.

Daha öncede söylemiştim stresin çok azıcık hayatımızda olması güzel bir olay bence. Harekete geçmeyi sağlıyor. Ama kafanıza taktığınız bir şeyi uyumaya çalışırken de düşünürseniz yok asla uyuyamazsınız kendimden biliyorum :) 



3- Plan Oluşturma: Kendinize bir düzen oluşturun gece yatmadan önce mesela ertesi gün giyeceklerinizi ayarlayın, sabah kalktığınızda su içme, kahvaltı yapma gibi. Plan yaparsanız ertesi gün uyanır uyanmaz "eyvah ne yapacaktım" gibi bir olaya düşmemiş olursunuz. Düzen her şeyi çözer :)

4-Amacınız olsun: Ertesi bir güne kalkmak için amacınızı oluşturun.

"Yarın bu dünyaya ne iz bırakacağım?" diye sorun.

Ajandanıza, listenize ve ya bunlardan hiçbiri yoksa herhangi bir kağıda amaçlarınızı yazın. Sabah kalkınca direk gözünüze çarpsın. İnstagramdaki bir kişinin resmine bakmayın uyanınca, amacınıza odaklanın.

5- Esneme/yürüyüş/yoga: Yürüyüşe ya da koşuya çıkma imkanım olmuyor ama sabahları uyanır uyanmaz 10 dakikalık yogamı yapıyorum. Uyanmamı sağlamasını geçtim, beden duruşum da bile etkisini gördüm. Ayrıca uyumadan öncede yaptığım yoga var. İkisi birlikte oldukça etkili oluyor.

6- Hafif müzik/Yasemin kokusu: Youtube ya da spotify gibi uygulamalardan yatmaya hazırlanırken hafif müzik açıyorum. Hem zihnim dinleniyor hem de benim için bir uyaran oldu hafif müzik. Vücudum uyumaya hazırlandığını anlıyor, yavaştan esnemeye başlıyorum. Uyuduğunuz odada yasemin ya da lavanta gibi kokular bulundurursanız daha kaliteli uyku çekmiş olduğunuzu fark edeceksiniz.



Sizinde hayatınızı düzene koymak, sabahları daha erken ve verimli uyanmak için yaptığınız uygulamalar varsa benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiler :)