19 Haziran 2017 Pazartesi

Minimalizmi Düşündüren İşaretler

Merhabalar !

Nihayet sunularım bitti geri döndüm o kadar özledim ki sizlerle minimalizm hakkında sohbet etmeyi. Kısa kesiyorum ve bugünkü yazıma başlıyorum o zaman. Bugün minimalizmi hiç bilmeyenler için, yaşamlarına artık minimalizm felsefesini düşündürmesi gereken işaretleri paylaşacağım. Bu işaretlerden bir kaçı sizde varsa minimalizm hakkında bilgi sahibi olmaya başlayın derim. 




1- Sağlığınızda sorun yaşıyorsanız.

Bu aralar çok mu kilo aldınız? Abur cuburları çok tüketiyorsanız, sağlıklı beslenmeye spora vakitiniz yoksa, uyku düzeniniz bozulduysa minimalizmi zamanınızı ayarlama üzerinde kullanarak sağlınızı eski haline çevirebilirsiniz. 

2- Borçlarınız varsa.

Kredi kartı borçları dağ gibi sıralandıysa. İhtiyacınız olmadığı halde sürekli almaya devam ediyorsanız. Ve bu durum canınızı sıkıyor, size mutluluk getirmiyor ise hayatınızda bazı şeylerin değişme vakti gelmiştir.







3- Kullanmadığınız eşyalar

Sırf yer kaplamak için en fazla bir yıl boyunca dolabınızda sakladığınız eşyalar varsa, elemenin vakti gelmiştir. Geri dönüşüme ya da ihtiyacı olan kişilere vererek hem yer rahatlığı sağlarsınız hem de sürekli alışveriş döngüsüne hayır demiş olursunuz. Evinizdeki dağınıklığı da önlemiş olursunuz böylece.

4- Sürekli anahtar, cüzdan, flash bellek gibi eşyalarınızı kaybediyorsanız.

Evinizdeki karmaşa çantanızda, günlük yaşamınızda da sizi etkiliyorsa (özellikle flash bellek kayıplarını çok yaşadım) elinizin altında çok fazla gereksiz eşya var demektir. En iyisi onları azaltmaya çalışmak.




5- Sabahları zaman kaybı yaşıyorsanız.

Çok fazla giysiniz olduğu halde ne giyeceğinizde karar vermekte güçlük çekiyorsanız, alışverişi bırakıp dolabınızın içeriğini düzenlemenizi tavsiye ederim. 


Küçük gibi görünselerde 24 saatimizden kayıp yaşatan işaretler bu kadar. Sizlerinde yaşadığınız küçük sorunlar varsa lütfen benimle paylaşmayı unutmayın.



Sevgiler, sade günler dilerim. 



8 Haziran 2017 Perşembe

Sıfır Atık İpuçları

Merhabalar.


Uzun zamandır sıfır atık hakkında konuşmuyorduk. Nasıl gidiyor sıfır atık yaşam. Sıfır atık hakkındaki ilerlemelerinizi yorum yazmayı unutmayın.



Bu yazımda birkaç ipucu konuşalım. Hem sıfır atığa yeni başlayanlar için rehber gibi olur hem de sıfır atık motivasyonu azalanlar için destek olur diye düşündüm. O zaman başlayalım.


Sıfır atık ve minimalizm arasındaki en güzel bağ: Daha Az Satın Al



Ne kadar çok şey alırsan, atığın o kadar fazla olur. TÜİK 2014 verilerine göre kişi başı GÜNLÜK ortalama belediye atık miktarı 1,08 kg olarak hesaplandı. Bu inanılmaz bir rakam. Çevremiz için, geleceğimiz için yapabileceğimiz en akıllı seçim daha az satın almaktır. Veya çevremizdeki gereksiz onca şeyi azaltalım. Satın aldığımız plastik şişeler, poşetleri kullanmayarak büyük bir adım atabiliriz. İnstagramda takip ettiğim kişiler taşıdıkları su mataraları resimlerini paylaşınca gerçekten çok mutlu oluyorum :)




Kaliteli Ürünler


Para ve zaman kaybını reddetmek lazım. Elbette birşeyler satın alacağız, ama bu aldığımız ürünlerin nerede, neyden ve nasıl şartlar altında yapıldığına dikkat etmek lazım. True Cost adlı belgeseli izleyenler bilir, hangi şartlar altında yapıldığı en önemli faktördür kesinlikle. Ayrıca istediğimiz eşyayı ilk olarak alışveriş merkezlerinden aramak yerine 2. el satış sitelerinden bakabiliriz. 2. el uygulamaları hakkındaki yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Alışverişe çıkmadan önce alacaklarınızın listesini yapmak ve bu ürünü satın almanın ne kadar gerekli olduğunu sorgulamak gerekir.





Eşyalara Anlam Yükleme

Somut bir şeye değer vermek için yaşamayalım. Kendimiz için yaşayalım. Bir şeyler satın almak, çabalamak yerine insan kendisini dinlemeli, kendisini geliştirmelidir bence. Satın aldığımız şeyler bize en fazla 1-2 gün mutluluk hissi verecek, oysa kendimize yönelmemiz hayat boyu mutluluk sağlayacak.




Sınav zamanı bilirsiniz uykusuzluk en üst düzeyde. Ayakta uyuyorum resmen. Neyse kahvemi evde hazırlayıp öyle gidiyordum okula. İlk 2 gün arkadaşlarım değişik gözle baktı yani "evden koca kahve mi taşıyorsun okulda alsana"der gibi. Ben de bu duruma dayanamadım ve kahve taşıma amacımı arkadaşlarıma anlattım. Ve sonuç çok güzeldi. Diğer günlerde sınıftaki çoğu kişi kahvesini yanında getirmeye başladı. Bu olay beni çok mutlu ettiği için sizlerle paylaşmak istedim. 



Bu yolda birlikteyiz. Birlikte küçük değişimlerle, faydalı işler yapacağız. Bize inanıyorum.

Kendinize çok iyi bakın.

Sevgiler, sade günler.


1 Haziran 2017 Perşembe

Yavaş Yaşam - Meditasyon

Haziranın ilk gününden merhabalar :)

Uzun, yoğun genellikle uykusuz ama bugün aldığım bir haberle başarıyla sonuçlanan Mayıs ayını geride bıraktım. Bu sürede yazılarda ve hayatımda aksaklıklar oldu. Hedeflerimden birazcık uzaklaştım. Eski düzenime geri döndüğüme göre hedeflerime kaldığım yerden devam edebilirim.

Sizin Mayıs ayınız nasıl geçti ? Sadeleşme konusunda hedefler nasıl gidiyor ? Beni meraklandırmayın, yorum yazmayı unutmayın.

Şimdi ilk olarak 2017 başında düzenli meditasyon yapma hedefim olduğunu söylemiştim. Hem yavaş yaşamı kendime aşılamak hem de stres durumumu yenmek için hedefimi belirledim. Stres hayatımın başrol oyuncusu. Sunum olsun, sınav olsun veya günlük yaşamımdaki ilişkilerde beni inanılmaz etkiliyor. Bu etkinin ileride bana zarar vereceğini biliyorum. Bu yüzden stresimi yenmem gerektiğini kendime hatırlatıp durdum. 



Peki stresi nasıl aşabilirim? Bu konu hakkında araştırma yaparken meditasyon yapmanın stres seviyesini azalttığını okudum ve neden olmasın dedim.

Meditasyon hakkında halen çok bilgim yok. Bloglardan ve videolardan bildiğim kadarıyla aktaracağım.

Ocak ayında düzenli olarak yapmaya başladım. Sabahları uyandıktan sonra 5 dakika boyunca uyguluyorum. Nisan ayında 10 dakikaya çıkardım süreyi.

Doğru nefes almamın üzerinde çok büyük bir etkisi olduğunu gördüm. Doğru nefes alma daha sağlıklı düşünmemi ve stresten birazcık olsun uzaklaşmamı sağladı. 

Meditasyonda önemli olan nefese odaklanmak ve düşünceleri boşaltmak. Bazı kişilerin seslere ve eşyalara da odaklandıkları oluyormuş ama bence nefese odaklanmak daha fayda sağlamakta. Sessiz, sakin, dış uyaranlardan uzak bir ortamda yapılması tercih ediliyor bu yüzden sabahları uygulamak daha avantajlı.


Stresi azaltmanın yanı sıra düşük kan basıncı, kan dolaşımının iyileştirilmesi, düşük kalp atış hızı, daha az terleme, daha yavaş solunum sayısı, düşük kan kortizol seviyeleri gibi faydaları da bulunmakta. 

Doğulu filozoflara göre meditasyonun hedefi yoktur; sadece bulunduğumuzu hissetmektir.

Meditasyonda pozisyon çok önemli. Pozisyonunuz meditasyonun kalitesini daha da arttıracaktır. İlla dimdik olunacak değil ama, eğilerek yapılan pozisyonlarda da kişinin bıkabileceği çoğu kaynakta geçmektedir. 





Meditasyon için telefon uygulamaları da bulunmaktadır. 
Şimdiye kadar kullandıklarım: Headspace, Calm, Zenfriend. 

Yeni bir gün için vücudunuza meditasyon motivasyonu verin. Daha sağlıklı ve mutlu günler geçireceğinizi farkedeceksiniz.

Meditasyon hakkında bilgilerinizi, deneyimlerinizi benimle paylaşmayı unutmayın. Henüz bu konuda çok yeniyim bilgilere ihtiyacım var.

Sade günler dilerim :)